Canım çok sıkkın blogcum. Makarna işini bir türlü başlatamadım. Hey heylerim üstümde. Her işi kendim yapmalıymışım tekrar onu öğrendim. Seçici olup sıradanı beğenmediğimden sanırım tabi. Off off. Neyse bir haftaya toplayacam inşallah siteyi.
Bir iki not yazayım, seni de ihmal etmeyeyim.
- Anneloji'den sordular "Hangi sebze-meyveyi organik almalıyız?" diye ben de kalemim yettiğince cevap verdim : http://anneloji.com/archives/6955
- Yine anneloji.com ile akrilamid yazalım diyoruz. Büyük bela kapımızda. 5 sene önce bir tufan olmuş bu kanserojen maddenin gıdalarda özellikle bebek bisküilerinde vb bulunmasıyla ilgili. Büyük firmalara yok bizde bla bla bla diye carlasalar da son yapılan bir araştırma (ki ecnebiler değil çatır çatır bizimkiler yapmış) baya baya var diyo. Akrilamid konusunda referans verebileceğim Türkçe bir site yok; daha da komiği şudur diye tak tak tak diye yazan da yok. Gerçi araştırmalar devam ediyor ama sadece riski azaltma adına patates cipsi ve kızartması, kek ve kahve ile arayı azcık soğutmak lazım. Patatesi bırak kızatmayı yemeğini bile yapmıyodum. Dışarda patates kızartmasına elveda. Kahvenin insanttını da eve sokmamak lazım. Keki de kurabiyeyi de fazla tüketmemeli, haftada bir anca. Ya da en iyisi 120 derece altında pişirmek. Onun için de deneme yapmak lazım. En son şekersiz keki becerdim ama bir de 120°C altında henüz pişirmedim. Onu da yapıp paylaşayım sizlerle.
- Şüphelendiğiniz gıdaları kedilere köpeklere veriyonuz di mi? Ben bile profesyonel olarak bu işi yapsam da aldığım tavuğu filan unutabiliyorum. Geçen daha son kullanmasına var sandığım organik tavuklarımı kızartıp bir güzel köpeklere verdim. Kim benim kadar iyi bakıyo be sokak hayvanların (!) :)))
Haydin görüşürüz ben bi iş kurup gelicem:)))