Bugün makarnalutfen.com daki takipçilerimize attığım maili size de yazayım didim:)))
Dostlar günaydın,
Umarım herkes iyidir. Afiyetle, güzel bir haftaya başlarız. Ramazan'ı yarıladık bir de değil mi:) Şükür...
Her gün interneti hem farklı tarifler hem de farklı bilgiler için tarayıp duruyorum. Bazen de bir soru geliyor, ya da bir paylaşımda bilgi açıklığını fark ediyorum ve repost yaparken bu bilgi açığını kapatarak size iletmek istiyorum. Kendimden bişiler katıyorum, bir bilgi-bir yorum vb ve bu şekilde paylaşmayı tercih ediyorum. Geçen instagram'da bir pilav tarifini paylaşırken bir bilgi de ekledim. Çoğunluk teşekkür etti bilgi için ama arada "Herkes besin uzmanı" oldu diye yazmış biri. 4 senelik eğitimin üzerine sektörde geçirilmiş 18 senem yeterli gelmedi sanırım bilemiyorum ama ben daha detaylı yazmak isterim.
Soru: Neden gıdaları özellikle eti, pirinci pişiririz?
El cevap: Sindirebilelim diye. Özellikle tahıllar pişince daha sindirileybıl oluyorlar. Bir de çok önemli özellikle çiğ etteki mikroplar (bilimsel adıyla mikroorganizmalar) bize bulaşmasın diye.
Soru: İlla ısı lazım mı? Şu limonla pişirme, tartar steak filan??
El cevap: Evladım çıkıntı mısın? İlla ısı lazım değil evet ama bu bahsettiğin yöntemler Türk mutfağında neredeyse yok. Biz yüzyıllardır bu topraklarda çeşit çeşit hayvan hastalığı ile mücadele ediyoruz. Lütfen konuyu dağıtmayalım. Derdimiz ısı ile sıcaklık ile ölmeyen mikroplar.
Soru: Tamam peki dağıtmıyoruz. Neye dikkat edeceğiz gıda zehirlenmesine uğramamak için?
El cevap: Güzelce yıkama ve temizleme akabinde gıdaları iyi pişirmeye dikkat edicez:
- Salatalar çok iyi yıkanmalı. Sirkeli su ile bastırmak iyidir.
- Direkt ateşe atılacak olsa bile (köz patlıcan biber filan filan) onları da yıkayın.
- Güzelce pişirin. Az pişmesin. Az pişmiş et istiyorsanız, pişirildiği gibi yiyin bekletmeyin. Bekletme mikropların çoğalmasına sebep oluyor ve bunlar birken iki olurlar ikiyken üç olmazlar 4 olurlar, 16 olurlar, 256 olurlar yani üslü çoğalırlar.
Soru: Tamam anladım. Pilavdaki olay ne?
El cevap: Esasında bir çok artan gıdanın sonra çok iyi ısıtılmaması ile gıda zehirlenmesi riski artıyor. Ama özellikle pirinçte Bacillus cereus denilen bir mikrop var piiii akıllara zarar. Bu arkadaş pişerken ölse bile yan metabolitlerini bırakabiliyor. Bu yüzden iyi pişirme önemli ama az pişirme ve hemen tüketme daha önemli. Böylece bu metabolitler çoğalmadan homini gırtlak yapmış oluyor. Ama oldu da arttı (mesela çılgın(!) bir pilav partisinde herkes rejimde çıktı:)) hemen yayvan bir tencerede buzdolabına alın.
Soru: Soğuk pilav güzeldir bee:))
El cevap: Nayırrrrrr!!!! Soğuk pirinç pilavı yemeyin. Tamam ben de çok severim ama risk var. Hadi siz yediniz bari çocuğa, yaşlılara, hamilelere yani bağışıklı sistemi daha hassas olanlara hiç yedirmeyin.
Soru: E elimde koca bir tencere pilav var napıcam?
El cevap: Ya çooookkkk iyi ısıtıp sofraya getirin ya da kadınbudu yapın.
Soru: Çooookkk iyi ısıtmak kaç derece?
El cevap: Eferim güzel soru. Burada 121°C'yi geçmek önemli o pis metabolitleri öldürmek için ama genelde tencerede ısıtma (hele ki pek su içermeyen pilav için) gıdanın her yerine aynı yeterli ısının ulaşmamasına sebep olabilir. Ennnnn güzeli kadınbudu köfte ya da İtalyanlar'ın arancinisi. Kızartma da olur ama esas fırında. Şöyle en az bi 125 derece görsünler bir sürede ohhhh içimin yağları erisin. Pis metabolitler nolcak.
Öhöm evet soru cevapta biraz kendimi kaybetmiş olabilirim. Mikrop düşmanı Türk Kadınının bir üst modeli olarak fırın karşısında, tencere başında içten içe "Oh olsun pis mikroplar ohhhh" diye sevindiğim doğrudur. Benimki de manyaklık işte:)))
Anlayacağınız üzere akademisyenlik içimde kaldığından, ama sanırım çıkıntı bir hoca olup başım beladan kurtulmayacağından böyle size yazmak daha iyi geliyor yahu:))
Herkese güzel bir hafta diliyorum. Pilavlara dikkat, salataları iyi yıkayın. Organik bakliyatlarda indirim var bak son 10 gün kaldı ayın bitmesine. Haftada iki gün bakliyat iyidir. İki gün de balık. Bir iki akşam da arpa şehriye ile pilav ve et mesela. E kalan gün de karpuz peynir yapın efem:)) Ay ay bi de unutmadan acı severler için iki yeni ürün var. Biri bizim Kırmızı Biber Sosunun acı kardeşi. Ki gerçekten acı yaptık. Bahçesinde Meksika biberleri yetiştiren Nevoş onayladı. Bir de organik acı biber salçası stoklarda:)) Kısaca ben sitede arama bölümüne "acı" yazınca karşınıza ne gelecek onun bağlantısını vereyim: makarnalutfen.com/ACIIIII
Ay bi de unutmadan 50 üstü ürün aldığınızda kargo ödeyen ürün ekleyin sepete ve ekstra kargo ödemeyin. Yeşil Anne'nin 125 TL üzerine de organik bebe şampuanı hediyesi var. Ay 100 üzerine de kargo bedava. Ammmmaaaannn kampanya işini abartmışım ben yine:)))
Ne diyordum?
Hah herkese güzel bir hafta diliyorum. Sıcaklara dikkayyyttt!!
Sevgi ve muhabbetle,
makarnalutfen.com adına
Tuğba Bayburtluoğlu
Gıda Müh., İşletme Bil. Uzm.
kendi butik üretimhanemde iyi, etik ve besleyici gıdalar üretmeye çalışırken gıda sektöründe olanlar, olmayanlar, olması gerekenler filan filan filan üzerine.
pilav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pilav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Haziran 2016 Pazartesi
1 Şubat 2013 Cuma
Ev yapımı light sucuk, pilav ve pilavcılar filan filan
Seni unuttum sanma blogcum. Hastayım. Daha da vakit alanı tükkan var biliyosun artık. Reklam vermek lazım, sosyal medyada bulunmak lazım, numune gönderdiğin insanların ne yaptıklarını takip etmen lazım filan filan. Bu arada bu blog dünyası biraz sinirimi bozdu ama ben de burda blog yazıyorum çok şey etmiyim.
Kısa kısa kafamdakileri yazcam :
- Geçen sucuklu bişi yapıyodum ve her zamanki gibi sucuğu yağını kağıt havluya emdirdim. Aklıma da geldi len acaba ne kadarını emiyo, biz kendimizi mi kandırıyoruz diye. Tarttım. Fena değil be blog. Yani 100 gram sucuk pişirince 17 gram kadarını kağıt havluyla bertaraf edebiliyorsun. Yani 100 gram 450 kkalori olan sucuk birden 300 kkaloriye düşüyor. Sucuğun esas kalorisi yağdan geliyor. Hiç fena değil hiç fena değil. Bir gıdanın light olarak piyasaya sürülebilmesi için kalorisini en az %25 azaltmak lazım. Yağı emdirince sırf yağı %17 azaltıyon, bu da kalorinin %34 azalması demek. Evde light ötesi sucuk yapabilirsiniz yani:)) Ama bak abartmak yok:)
- Bi akşam arkadaşlar geldi, dükkanları varmış pilavcı açmayı düşünüyorlarmış. Ben de açtım ağzımı pilavda ekstradan basilyus riski olduğunu, bunun spor bırakan bakteri olduğunu filan anlatmaya başladım. Çok riskli iş miş dedim. Karşımdakilerin boş bakışlarını görünce sustum. Adam ticarete atılacam diyo ben ne anlatıyorum. Dışarda pilav yerken dikkatli olmak gerek bu da mesajım olsun.
- Köy ürünleri satan bi dükkana makarna veriyorum ben de. Geçen konuştuk, nasılsınız diye sorunca çocuklar bağırsaklardan hastaydı dedi sahibi. Aklımdan ne yazık ki ilk sattıkları ürünlerden olduğu düşüncesi geldi, üzüldüm. Esasında sudan bile zehirlenebiliriz ama işte benim algım bu yönde işliyo blogcum, kafama sıçayım...
- Makarnalar için röp verdim anneloji.com a blogcum. E tabi bi de foto koymak lazım dediler. Ben de yukardaki fotoyu gönderdim. Küçülmeyince böööyyyle dana gibi kaldım, başka foto koyduk. Ama bu fotoyu da çok seviyormuşum. Kıyamadım buraya aldım. Hep ürün rsmi koycak değiliz ya heheheh...
Yazacak başka bişiler vardır da ben unuttum, gidip sosyal medyada sosyalleşmem lazım blogcum. Seni ihmal etmiycem söz. Bu oynak ticaret dünyasında kafayı yemiyorsam gelip sana içimi boşaltabilmemdendir.)
Kısa kısa kafamdakileri yazcam :
- Geçen sucuklu bişi yapıyodum ve her zamanki gibi sucuğu yağını kağıt havluya emdirdim. Aklıma da geldi len acaba ne kadarını emiyo, biz kendimizi mi kandırıyoruz diye. Tarttım. Fena değil be blog. Yani 100 gram sucuk pişirince 17 gram kadarını kağıt havluyla bertaraf edebiliyorsun. Yani 100 gram 450 kkalori olan sucuk birden 300 kkaloriye düşüyor. Sucuğun esas kalorisi yağdan geliyor. Hiç fena değil hiç fena değil. Bir gıdanın light olarak piyasaya sürülebilmesi için kalorisini en az %25 azaltmak lazım. Yağı emdirince sırf yağı %17 azaltıyon, bu da kalorinin %34 azalması demek. Evde light ötesi sucuk yapabilirsiniz yani:)) Ama bak abartmak yok:)
- Bi akşam arkadaşlar geldi, dükkanları varmış pilavcı açmayı düşünüyorlarmış. Ben de açtım ağzımı pilavda ekstradan basilyus riski olduğunu, bunun spor bırakan bakteri olduğunu filan anlatmaya başladım. Çok riskli iş miş dedim. Karşımdakilerin boş bakışlarını görünce sustum. Adam ticarete atılacam diyo ben ne anlatıyorum. Dışarda pilav yerken dikkatli olmak gerek bu da mesajım olsun.
- Köy ürünleri satan bi dükkana makarna veriyorum ben de. Geçen konuştuk, nasılsınız diye sorunca çocuklar bağırsaklardan hastaydı dedi sahibi. Aklımdan ne yazık ki ilk sattıkları ürünlerden olduğu düşüncesi geldi, üzüldüm. Esasında sudan bile zehirlenebiliriz ama işte benim algım bu yönde işliyo blogcum, kafama sıçayım...
kırk yılda bir çektirdiğim güzel bi fotom :) |
- Makarnalar için röp verdim anneloji.com a blogcum. E tabi bi de foto koymak lazım dediler. Ben de yukardaki fotoyu gönderdim. Küçülmeyince böööyyyle dana gibi kaldım, başka foto koyduk. Ama bu fotoyu da çok seviyormuşum. Kıyamadım buraya aldım. Hep ürün rsmi koycak değiliz ya heheheh...
Yazacak başka bişiler vardır da ben unuttum, gidip sosyal medyada sosyalleşmem lazım blogcum. Seni ihmal etmiycem söz. Bu oynak ticaret dünyasında kafayı yemiyorsam gelip sana içimi boşaltabilmemdendir.)
Etiketler:
Anneloji.com,
bacillus cereus,
kalori,
köy ürünleri,
light,
light sucuk,
Makarna,
Makarna Lütfen,
pilav,
spor,
sucuk
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)