raftakiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
raftakiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2012 Salı

Raftakiler - Orvital Organik Sosis

Geçtiğimiz haftalarda denedim ancak yazıyorum. Orvital organik tavuk işinde nispeten yeni bir firma. Bebişe en azından 2.5 yaşına kadar tavuk olarak tırım tırım Migros'larda bulduğumda Orvital alıp haşladım (bir de Hipp'in organik tavuk ve hindi yemeklerinden verdim). Belki arada kaçmıştır ama gönül rahatlığı ile ilk yedirdiğim sosis Orvital'inki oldu.

İçindekiler :  Organik dana eti, organik dana iç yağı, organik kırmızı tatlı biber, organik kişniş, organik sarımsak, deniz tuzu, doğal pirinç nişastası, doğal muskat, doğal akbiber.

İçindekilerde bir sorun yok. Kontrol firması IMO. İşini iyi yapan bir sertifikasyon firmasıdır. 

Üzerinde önce 2 dakka haşlayın sonra isterseniz kızartın diyordu, öyle yaptım. Açıkçası baya sert bir ürün, haşlayınca hacmi artıyor. Kızartınca da dış kabuğu dişe geliyor. Yani  konvansiyonel sosislerin o gereksiz yumuşaklığını beklemeyin bundan. Benim sevdicek gibi takıntılı "müşterileriniz" varsa küçük doğrayın. 

Bir de şu içinde spagetti geçen sosislerden güzel olur sanırım bundan. Resmi burdan aldım. Tarifi basit zaten.

Migroslarda var Orvital ama sanırım sadece büyük olanlarda. Ben Ataşehir Migros'ta rahat buluyorum bununla beraber diğer ürünlerini de. Organik piliç sosisleri de var, kırmızı etleri de ama açıkçası etlerini hiç görmedim. Şimdi yazarken farkettim hiç organik et yemediğimi. Ayıp valla denemem lazım en kısa sürede.)

Fiyat çok değil. 250 gramlık bir paket 10 lira civarı şimdi yanlış olmasın. Sosis ana besinlerden biri değil ama bir doğumgünü partisinde ya da misafir ağırlanacak bir kahvaltıda insanın vicdanını sızlatmayacak bir şarküteri ürünü bulunması güzel.   

19 Eylül 2012 Çarşamba

Kısa kısa: MSG, Knorr, Ikea, Tamek, Metro

Klasik blog cümlesi : Yazacaklar birikti. Zaten çoktu da üzerine 4 gün İstanbul ziyaretinde alınanlar, tadılanlar, görülenler filan filan eklendi. Bir kaç not geçeyim :


resme aldanma resme aldanmaaaaa!!!
- Knorr çorbalarda monosodyum glutamatı kaldırdık dedi. Esasında Ramazan'dan önce dedi bunu ama benim alıp tatmam ancak bu zamanı buldu. Valide Sultan Çorbası'nı yaptım. Fena değil tadı ama yemek diktatörü sevdicek beğenmedi. Köftesi biraz daha fazla olsa bildiğin sulu köfte olacak. Esasında pratik bir sulu köfte bazı olarak kullanabilir kimisi:)) MSG konusuna geri dönersek söylemiştim. Tüketici bastırdı mı firmalar değişikliğe gider. İyi oldu bu msgsiz çorbalar her ne kadar msgnin abartıldığı kadar sorun yarattığını düşünmesem de. Siz yine de gözü kapalı almayın hazır çorbaları msgsiz diye. Mutlaka etiketi okuyun.. Hazır çorbalardaki tek tehlike yüksek tuz oranı kaldı. Yakında bu konuda da car car car mesajlar yağmaya başlar. Firmaların bu konuda adım atması bi iki seneyi bulur.


okunmuyo da yenmiyo da kardeşim..
- Ikea'ya geçen gidişimde organik reçel bulduydum. Kuş kondurmamışlar. Yazmaya değer değil. Bu sefer erken vakitlerde aç bilaç oralardaydık. Hafta içi sabah 11'e kadar 1,95'e güzel kahvaltı imkanı devam ediyor. Sanırım vazgeçmezler. Ortalık okula çocukları bırakmış gelmiş annelerle doluydu nitekim. 95 kuruşa Simitler tap tazeydi. Nutella'nın en sağlıklı hali olan 3 gramlık porsiyon da insanın tatlı ihtiyacını gideriyor tabi:)) Çıkarken gıda reyonuna yine göz attım. 2 kilo köfteye 39 lira istiyorlar. Yahu ben 39 liralık malzemeyle kaç kilo köfte çıkarırım haberin yok İkea:) Bi de gevreklerinden alayım dedim. Allahım yatıp kalkıp Eti'ye şükrediyorum kepekli Etimek ürettikleri için. Bu ne ya İkea'cım, hem okunmuyo hem yenmiyo. Bi tanesi de 40 kkalori. Aghhhh...

- Bi kafayı toplasam çiğ süt yazısını bitiricem. Bir de herkesin çoktaaaannnn gittiği ama benim ancak içeriye adım attığım süper bir mekan var. Orası da süpriz olsun efem, ileriki günlerde yazıcam ilk restaurant / mekan / cafe işte adı her ne ise yazımı:)))

- Tarhana yaptım. Şu anda kuruyor. Cumartesi çalışmayıp da sabahın köründe uyanınca pazara gittim. Minicik kırmızı biberler beni kendilerine çekti, makarna tarifi deneme hayallerini tarhanaya çevirdim; pişman değilim.)) 10 gün mayalandı. Şimdi kuruma aşamasında. Kilolarca malzeme alıp yapmaya gerek yok. Tüm malzeme, miktar, teknik ve tabi besin öğeleri ile karşınızda olcam. Hele bi kurusunlar da..

- Ayol böyle kısa kısa yazmak daha iyiymiş. Üstünden yük kalkıyor insanın. Hayır tamam blog kişisel bir zevk ve seçim, işi doktora tezine döndüren benim ama ben böyleyim napiimmm..

- Tamek Menemen Harcı çıkarmış. Henüz tadına bakmadım ama pembe domatesler ile köy biberlerinden yaptığım 3 kavanoz harcım dondurucuda kuzu kuzu yatsa da tüm kış eminim yetmeyecek. Bir bakmak lazım tadına. Umarım çok asitli değildir. 

- Kısa kısa yazmak süpermiş. Böyle elimde bir bardak çayla ayağımı altıma alıp daldan dala muhabbet ediyomuşum gibi geldi. Eee daha daha nasılsın blogcum:)))

- Metro Gross Market Kozyatağının gıda bölümünü incik cincik gezdim. Eskiden çok yakın otururdum, tüm donmuş ürünleri filan burdan alırdık. Şimdi en yakın Metro'ya 200 km uzak olduğumdan Natura Verde adı ile çok ucuza dondurulmuş sebze vb çıkardıklarına sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim. Bir akşam yemeğinin garnitürü 5 dakikada tabakta. Yıkanmış temizlenmiş, susuz bir şekilde torbaya girmiş. Brokoli, karnıbahar, biber ve mısır. 450 gram kadar bir sebze. Akşam hemen salata niyetine buharda pişirip masaya koyduk. Az bir zeytinyağı ve limon ilavesiyle muhteşem oldu. El kadar şeye 2 lira vermem diyebilirsiniz ama ben bu kadar pratikliğe veririm vallahi:))) Resim bulamadım gidin bakın işte..

- Kış sebzeleri pazarlarda görünmeye başladı diye sevinen bir manyak ben miyim:))

Şimdilik bu kadar. Daha notlarım yazacaklarım bitmedi tabi ama "okuneybıl" bir uzunluk iyidir:))

30 Temmuz 2012 Pazartesi

Raftakiler - Ülker İçli Köfte Harcı

Büyük gıda firmalarımız etin uygun ve tabi ucuz bir  şekilde kurutulabildiğini keşfettiklerinden beri çorbalara bir kaç gram koyup köfteli diye satmayı pek sevdiler. Ülker bu işi bi adım öteye götürmüş içli köfte harcı yapmış. Markette 2 liraya görünce aldım ben de.

zor buldum valla resmi...
Bir çorba paketinden hallice ambalaj iki parçadan oluşuyor. Bi tarafında dış hamur harcı diğer tarafında iç hamur harcı var. Toplamı 137 gram. Dış hamur harcına bi su bardağı kaynar su ekleyip bekletiyosunuz. İç harcı da yine yarım bardak su ile şöyle bir kavuruyorsunuz tavada. Ben iç harca tavsiye edildiği gibi ceviz ekledim. Böyle bir harçta içli köftenin olmazsa olmazı cevizi bulamamak beni şaşırttı açıkçası.

Ülker pakette demiş ki : Yarım saat dış harcı beklet sonra 5-10 dakka yoğur. Sevgili Ülker'cim ben 5-10 dakka yoğuracak zamana ve emeğe sahip olsam niye seni alayım? Di mi ama.

Neyse!! Sabrım elverdiğince yoğurdum ve resimlerde belirttiği gibi şekil vermeye çalıştım. 5-6 tane çıkacak yazmışlar ben 3.cü şekil vermede sıkıldım. Çünkü nerden tutarsam tutayım elimde kalıyor, her seferinde baştan başlıyorum. Bu kadar uğraşacaksam niye 137 gram cevizsiz bulgura 2 lira verdim diye her şeyi birbirine kattım ve minik köfteler yaptım.

Sonuç: Becerdiğim 3 tane içli köftenin birisi kızartırken parçalandı ama tatları fena değildi. Tabi ki bir profesyonelin elinden çıkmış bir içli köfte tadı yoktu ama fena da değildi. Diğer minik köftelerim daha fazla yağ çekti ve tatları da içliler kadar iyi olmadı.

Kuru karışım için besin değerlerini yazmışlar 100 gram için 277 kCal diye. Demek ki paketin toplamı 380 kCal. 6 tane köfte çıkartır da 100 ml yani yaklaşık yarım su bardağı ayçiçek yağında kızartırsak her bir köfte 210 kCal değerinde olur. Ülker bu yüksek kaloriyi tahmin ettiğinden isterseniz haşlayın yazmış zaten:)

Ürünün içerisinde katkı malzemesi niyetine bir tek aroma var. Geleneksel ürün diye sanırım monosodyum glutamat bile koymamışlar. Knorr olsaydı basardı vallahi MSG'yi acımazdı.

İçindekiler bölümünde bir sorun var. Ya yanlış yazmışlar ve kanunen sorun yaşayacaklar ya da kurutulmuş dana etini miligram seviyesinde eklemişler, bizi köfte diye kandırıyorlar. Kanunen en çok kullandıklarından en aza doğru yazmaları gerekiyor. Aromadan, baharattan daha az miktarda kurutulmuş dana eti var üründe beyanatlarına göre.

Huysuz mühendis hiç bişeyini mi beğenmedin ürünün diye soranlar olacaktır. Ülker'in geleneksel bir ürüne kalkışmasına sevindim onu söyleyeyim baştan. Gerçi bildiğin toz karışım ve hatta tadı da çok tutmamış bir toz karışım ama ezeli çorba ve harç savaşlarında kendine açtığı yeri sağlamlaştırmak istiyor Ülker. Biz yazdıkça, denedikçe ve tabi carladıkça ürünü geliştirirler umudu içerisindeyim. Şu haliyle bu ürün vakti kıt, sabrı az ama damak tadı gelişmiş zamane insanı için bir nefis körleyici, aniden bastıran misafire çıkarılacak güzel bir aperatif ya da evladına kendi mutfağını öğretirken kilolarca bulgur ile kıymayı harcamak istemeyen bir anne ya da bir ustanın yardımcısı olabilir.

22 Haziran 2012 Cuma

Me and Muesli - Yeni Organik Müsli - Raftakiler

İnsanın karşısına yeni ürünlerin ne zaman çıkacağı belli olmuyor. Genelde markette ya da nette yeni ürünlere rastlasam da bu yazının konusu Me and Muesli'ye bir fotoğraf stüdyosunda rastladım:)


Bu yeni organik müsli markasının tasarımı hiç de fena olmayan internet sitesinde bolca bilgi var ama ben kısaca bahsedeyim. Siteye giriyorsunuz ve istediğiniz müsliyi karıştırıp kredi kartıyla ödüyorsunuz. Kargo bedeli düşük 3.5 lira. 3 günde gelir demişler ama benimki Kırklareli'ne ertesi gün geldi.




Temel olarak bir baz seçmeniz gerekiyor müslinize. Sonrasında istediğiniz meyve ve kuruyemişleri ekliyorsunuz. Ben sade ve çikolata karışımlı bazın üzerine fındık, ceviz, armut ve vişne tercih ettim. Bir çok insan gibi koca koca üzümlerden ve elmalardan bıktığım için onları dahil etmedim. Her bileşen organik. Bunu özellikle söylüyorum çünkü organik vişne ve özellikle armut bulmak o kadar kolay değil. Hele ki küf kokmayanını.


Neyse. 


Her bir kutu 575 gram. Ağzı kapalı; ilk açan siz oluyorsunuz. Yaklaşık 20-25 liraya geliyor. Kargo da dahil olunca ben bir kutu müsliye 24 lira vermiş oldum. Her bir kutudan kaç porsiyon çıktığını yazmamışlar ama kutu karışımını yaparken ne seçtiğiniz ve ne kadar tuttuğu yazıyor. Bedeli de muhtemelen 7'ye bölmüşler çünkü porsiyonunun kaça mal olduğunu da. Her bir porsiyonun 80 gram civarı ortaya çıkıyor ama 100 gram için besin değeri vermişler. 


Ayol ne uzattın demeyin rica edicem. Bir kutudan yaklaşık 5-7 porsiyon çıkıyor. Ben sabah yaklaşık 100 gramını attım kaseye. Normal yağlı sütümü de ekledim. Onların hesabına göre 422 kCal artı 200 ml sütün kalorisi 124 kCal toplam 546 kalori almış oldum. Diyet yapanlar için yüksek bir değer ama sporcular filan için iyi. Çocuklara daha az bir porsiyon vermek lazım tabi.


İçindekilere gelince sadece bazları inceleyeceğim çünkü diğerleri malum kuruyemiş ve meyveler.


Beş gevrek karışımı : Bunda sadece tahıl gevrekleri var. Şeker, katkı maddesi vb. hiç bişi yok. En sağlıklı baz bu, en az kalorili olan. da (362 kCal/100 gram)


Sade crunchy : En çok yulaf içeriyor ama bir sonraki bileşen şeker. Crunchynin kıtırlığı da mısır ve pirinç çıtırlarından geliyor.  (401 kCal/100 gram)


Çikolatalı crunchy : Yine en başta yulaf var ve arkasından şeker geliyor. İçinde çikolata parçaları da var. Böyle bütün bütün ağzınıza gelmiyor belki ama hissediyorsunuz tadını.  (407 kCal/100 gram)


Bu üç bazdan ilkini seçerseniz sadece meyve ile tatlandırmış olursunuz müslinizi. Ben az biraz damağım şenlensin diye çikolata ile beş gevrek bazını karıştırdım. Meyvelerle beraber ekstra şeker vb eklemem gerek kalmadı yeterince tatlıydı müslim. Bir de hafif bir un tadı değil ama hissi ve pıtırıklığı geliyor insanın ağzına yerken. Bir çok müslide olur bu ama sanki bunda biraz daha fazla olmuş.


Kendi karışımınızın dışında hazır karışımlar da var. Onlardan da seçebilrisiniz sporcu, diyet vb.


Seneler önce Almaya'da organik fuarında görmüştüm bunun benzeri bir firmayı. Şöyle bir bakayım dedim netten, hala duruyor.. Ürünlerini pek çeşitlendirmişler. Onlar 80 farklı bileşen sunuyorlar. Me and Muesli'de eminim ileride daha fazla bileşen sunacaktır. Örneğin şu fancy chia tohumlarından getirseler yurtdışından, onlar için bile alan olabilir.   


Ürünün organik olması güzel bir ayrıntı ama kolay iş değil. Örneğin internet sitelerinde bir master sertifika aradım ben. Henüz e-ticaret için organik satış kurallar belli olmasa da fiziki bir dükkana kanune asmaları gereken bu master sertifikayı internetteki dükkanları olan sitelerine assalar ne güzel olur. Bir de tedarikçilerini yazsalar ahhh ahhhh....


Ambalaj filan güzel. Sadece besin değerleri için tablo yapmışlar ama içinde bilgi yok. Halbuki bu bilgi internet sitesinde var, sadece etikete aktaracaklar. Onu da bir kaç güne hallederler sanırım. Daha yolun başındalar.


Uzun lafın kısası benim gibi taşrada organiğe uzaklar için iyi bir ürün. Biraz pahalı evet ama hem organik, hem istediğini koyabiliyorsun içine hem de ayağına geliyor. İlla sabah kahvaltılarında değil güzel bir tam buğday kurabiyesinde bile değerlendirilebilir. Dur ben bu haftasonu bi tepsi pişireyim en iyisi:)))

21 Haziran 2012 Perşembe

Meyve pestilleri - Kalena Gıda - Raftakiler

Bundan 3-4 sene öncesinde organik pestil üretmeye çalışmış, gerek üretimine gerekse ambalajına ve dağıtımına baya bir kafa patlatıp acı çekmiş bir gıda mühendisi olarak Dia'da kasa kenarında meyve pestillerini 1 liraya satılır görünce içim bir hoş oldu.  Hele ki ambalajını inceleyince sofra şekeri kullanmamış olmaları hoşuma gitti. 


İnternet sitesinden aldım bu resmi:)
Geleneksel pestil üretiminde süt, pekmez, nişasta beraber kaynatılır koyulaştırılır, kuruyemişlenip bezlere dökülür. Organik üretimde şeker kullanamazsınız çünkü Türkiye'nin şeker kotasına organik şeker de giriyor. Zaten son dönemde tüketicinin şeker karşıtı duruşu organik üretsin üretmesin gıdacıları elma konsatresi, bal ve pekmez gibi doğal tatlandırıcılara yöneltti. Bu ambalajlanmış pestil de bu yönelimin bir sonucu. Az önce lüplettiğim elma pestilinin içindekileri aşağıya sıralıyorum :


- Elma püresi : E adı üstünde elma pestili
- Üzüm suyu konsantresi : Şeker yerine kullanılan tatlandırıcı
- Elma suyu konsantresi : Şeker yerine kullanılan tatlandırıcı   
- Mısır nişastası : Hani üründeki tek boş kalori bu ama ürüne doygunluk sağlamak için gerek.
- Limon suyu konsantresi : Asitlik dengeleyici.
- Kıvam arttırıcı (pektin ve keçiboynuzu gamı): Bunlar boş kalori yaratamayacak kadar az kullanılırlar. Adı üstünde kıvam arttırıcılar.
- Malik asit : Elma asididir. (Hani limonun asidi sitrik asit gibi) Bu da muhtemelen asitliği düzenleyicidir.
- Tarçın : Elmalı bir gıda ürününün olmazsa olmazı:)
- Doğal elma aroması : Hamdolsun doğala özdeş koymamışlar, yani inşallah:)


Bir paketi 20 gram. Bunun çileklisi, şeftalilisi filan da var hepsini tatmadım. Elmalısının bir paketi 60 kalori. Tatlı ihtiyacı çekenler için bir dilim pasta ya da bir lolipop yerine sağlıklı bir alternatif. Sporcu ve hatta beslenme çantalarına girebilir.)


Firmaya da göndereceğim bu yazıyı çünkü bir istek bir de tavsiyem var:


- Lütfen kuruyemişli de çalışın. Üretmesi daha zahmetlidir biliyorum ama bi deneyin yahu:)
- Allah aşkına ambalaj kalitenizi az yükseltin. Elimdekinin baskısı fecaat.


Dia dışında başka nerede satılıyor bilmiyorum. Firmanın internet sitesi de burada. Bakarsınız arada.

18 Haziran 2012 Pazartesi

Lay's Fırından - Fırınlanmış Patates Çerezi - Raftakiler

valla tek bulabildiğim resim bu idare edin:)
Lays'in fırınlanmış patates cipsi raflarda kısa bir süredir. Üzerinde koca koca %50 daha az yağlı diye yazmışlar. Paketin arkasındaki besin tablosunda kendi ürettikleri sade patates cipsine oranla yağ oranı %50 daha az gözüküyor. 


Çoğunluk "%50 daha az yağlı ise o zaman kalorisi de % 50 daha azdır" diye düşünür; yağ ve kalori birbirine bağlıdır ama yağı düşürdün mü lezzet verici başka "kalorili" şeyler eklersin ve ürünün kalorisi o kadar da düşmez. Burada da benzer bir durum var ki firma sadece yağ azlığından bahsetmiş, kaloriyi ön plana çıkarmamış. Çünkü işi kaloriye vurduğunuzda sadece %17.4'lük bir azalma söz konusu %50'lik değil.


Firmanın internet sitesine girdim bu kaloriden bahsediyorlar mı diye. Daha bu fırınlanmış ürünün bilgisi bile yok, hatta piyasadan kaldırdıkları bir ürünün bilgisi var. Neyse, beslenme bölümünde 2000 kalorilik beslenmeye sahip ortalama bir insanın günde 25 gramlık abur cubur hakkı olduğunu, bu sayının da Avrupa Atıştırmalıklar Derneği ESA tarafından belirlendiğini yazmışlar. Ben bu derneğin adını ilk defa duydum; muhtemelen sektör firmalarının kurduğu bir dernektir. Ama esas 25 gram cips ne kadar söyliyim mi size? Küçük bir yoğurt kasesi kadar. Ha bi de en küçük paket 60 gram. Yani bi paket yediğinizde iki günlük hakkınızı dolduruyosunuz ona göre...


Bi yerlerde ev tipi cips tarifi olacaktı dur ben ona bi bakayım en iyisi  :))