çiğ süt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çiğ süt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2013 Salı

Fuar, içli köfte, acı sos, proteini arttırılmış makarna, yer elmalı makarna, pakçoy, çiğ süt, Jamie's Italian

Ufak ufak kafamdakileri boşaltayım yoksa patlıycam :

- Kitap Fuarına gitmeye korkuyorum. Bir sürü kitap yüklenicem ve okumaya fırsatım olmayacak diye. Refika'nın Mutfağında Pişen Kitapların ilki Bulgurun Halleri insanı mutlu eden bir kitap olmuş. Fotoğraflar, dizgi, tasarım süper. İçeriğe tabi ki henüz bakıp da bir tarif deneyemedim:((

- Bulgurdan gidelim, Ikea içli köfte satmaya başladı. Bir firmadan alıyor sanırım. Sonunda makinasını yapmayı becerdiler. Böylece ucuzlamış oldu el emeğinden çıkıp. Güzel bir şefin / ustanın elinden tabi yemek başka ama Ikeadaki de fiyatına göre hiç fena değil. Aşağıda dondurulmuş halini satıyorlar. Aldım ama pişirmeyi beceremedim. O kadar yağa yazık zaten. Git Ikea'ya 1.25e nefsini kandır gel eve ne alıyosun?

- Bir kardeş firma acı sos argesi istedi. Acı soslar koruyuculu olur genelde, plastik şişede olduklarından. Instagrama koyunca ilgi çekti, meğer acı sos sever ne çokmuş:) Koruyucusuz becerebilirsem siteye koyacağım. Bugün öğleden sonra denemesi var.

- Plastik ve koruyucu diyince. Eğer salça ya da zeytin gibi ürünleri plastik ambalajda alıyorsanız koruyucu içerdiğini etikete bakmadan da bilin istedim. Plastik ambalaj ısıl işleme gelmez, kaldıramaz ısıl işlemi. Bir de camdan çok daha ucuzdur. Bu yüzden firmalar plastik kullanmak istediklerinde ürüne mutlaka koruyucu eklerler. Bu illa sodyum benzoat filan olmak zorunda değil. Geçen bir zeytin aldım aciliyetten plastikte. Anam deli gibi tuzlu. Basmışlar tuzu basmışlar tuzu. Hemen salamurasını boşaltıp temiz su doldurdum, normale gelir umuduyla. Salçada filan tabi koruyucuyu ayırmak mümkün değil. Katkı maddesiz bir yaşam sürmek isteyenlere duyurulur. Plastikteki salçalara, zeytinlere dikkat, etiket okumaya devam.

- Jamie's Italian açılmış. Gitmek farz oldu tabi adamı kaç senedir izliyoruz. Mehmet Yahşi geçen Pazar Hürriyet'te anlatmış Zorlu'nun food court'unu, açılacakları filan. Jamie's Italian'da herşey organikmiş. Peh peh peh. Bu ülkede komple organik yemek üretimini bir Jamie becerdi sanırım. Kolay mı ayol herşeyi organik yapmak? Şu dilimize bir dikkat etsek. Organik ürün sertifikalı üründür. Ekolojik diyin bari.

- Eatly de gelecekmiş. Hadi bakalım bekliyoruz:)

- Ablamla güçleri birleştirdik. Onun eczanesinde ne diyolar ona hazırlama ilaç biçiminde verdiği bir zayıflama kaşesi vardı. Ben de denemeye başladım. Bir taraftan da yenilik ne ekleyebiliriz, formülü nasıl geliştirebiliriz derdindeyiz. Ama önce uzun uzunnn kendi üzerimizde deneyeceğiz. Hem makarna yiyip hem zayıflayıp kilomu koruyacağım inşallah yaleppim amin.

- Proteini arttırılmış makarna ile yer elmalı makarnayı ekledim siteye. Yeni ürünler bebeğim gibi be.)) Bir heyecanla üretimhanede koşturuyorum ki peheyyy, patron olmasam kesin patron kızar:))

- Arada kazalar olmuyor değil. Pakçoy almıştım lahanalı makarnama eklemek için. Haşladım, çok gerekliymiş gibi cam kavanoza koydum ve elimden düşürüp kırdım. Hayal oldu pakçoylu makarna bir sonraki İstanbul ziyaretime kadar:((

- Ülker de makarna pazarına girmiş. Esasında hemen aç-sıcak suya dök-ye-noodle pazarına girmişler. Dia'da hemen kasa kenarında gördüm aldım peynirli ve domatesliyi. Zaten iki çeşit. İrmikten eser yok (zaten bu yüzden biraz da noodle dedim.) Tabi ki katkı maddeleri çok. Paketi 1 TL ve 87 gramlık üründen hadi bilemedin belki bir kız çocuğunu doyuracak kadar malzeme çıkıyor. Peynirli daha güzel domatesliye göre. Hatta esasında domatesli olmamış:))

- Çiğ süt üzerine bir arkadaş mail attı. Ona verdiğim cevabı ekleyerek bitireyim. Daha gidecek üretimi kontrol edip Bakanlık'a gidicem.

"güzelim günaydın
çiğ sütü sormuşsun
ancak cevap verebiliyorum kusura bakma ama yoğunluk işte

çiğ süt her zaman risktir. aysundan mı alıyorsun sütü. onun hayvanları en azından sağlıklı

sen istatistikçisin beni anlarsın
%100 güvenli değildir çiğ süt. getirileri evet güzel ama riskiyle karşılaştırınca ben almamayı tercih ediyorum. bu kadar  riske girecegime pastorize süt ve organik yoğurt vb tuketiyorum evde. karar senin kısacası

son nokta : bir çiğ süt satışı kanunen yasaktır.

optum guzelim umarım yardımcı olabilmişimdir."

26 Nisan 2013 Cuma

Bursa'ya Fuara Gidiş ve Çiğ Süt Üzerine

Günaydın güzelim. Sabah 3.5 itibariyle çok gerekliymiş  gibi uyandım. "Kızım bak uyu sabah 7'de Bursa'ya hareket edicen" desem de kendime cık uyku tutmadı. Neden? Çünkü kafamın içinde bız bız bız öten, bitirilmemiş bir işim var. Bir yorum geldi eski bi yazıya ona cevap vermeliyim ama öncesinde okuma yapmam lazım. 600 sayfalık süt teknolojisi kitabımı teee Bursa'lara taşımayı bile düşündüm ama şimdi yaptım okumamı, kafamda netleştirdim durumu. Gözümden uyku aksa da geri yatağa dönünce uyuyamayacağımı bildiğimden işte yazıyorum.

Sana da blog blog demekten bıktım güzelim müzelim diyecem bundan sonra. Daha samimi, daha benden:)

Şu Bursa konusuna bir açıklık getirip davetimi yapiim: 
Geçen hafta sevdiceğin bir sınır ötesi projesi için çeviri yaptım biraz. Partnerden birisiyle konuşmaya giderken beni de aldılar. Ben oraya iki gram dil faydam olsun diye gitmişken bana bambaşka kapılar açıldı. Miğer gittiğimiz hatun şehrin önde gelenlerinden biriymiş. Ticaret Odasının Girişimci Kadın Kurulu'nun başkanıymış. Laf arasında makarna, kredi muhabbeti olunca "Sen kimsin? Gel yamacıma anlat." dedi de benim tüm bu iş kurma serüvenim filan filan ortalığa döküldü. Kadıncağız gökte ararken yerde buldum muamelesi yaptı bana, çok utandım. "Gelecek haftasonu Bursa'da Kadın Girişimci Fuarı var, makarnalarınla oraya götürüyorum seni." dedi. İyi eyvallah, ağanın eli öpülmez. Ben tüm kazandığım paranın daha da fazlasını reklama yatırıp borç içinde yüzerken çok sevindim tabi bu fırsata. Apar topar eksik kartvizitleri bastırdım, ürünleri vb ayarladım. Uzun lafın kısası sabah yola çıkıyoruz. Eyyyy Bursa ahalisi ben geliyorummm, hemi de makarnalarımla birlikte, lütfen fuarda beni yalnız bırakmayın, Kırklareli standında olucam:)))

İlgisi çabuk dağılan bir insan olarak gelen bir mesaj üzerine Serdar Amirin başarı üzerine yazısına gittim, okudum ve boş boş ekrana baktım. Gereksiz cümlelere son, Nazım'ın şiirinden dumanlanan gözlerimi silip esas yazma sebebim konuya giriyorum.

Mart başında yazdığım bir yazının dibinde sözlükte bilgisine, kalemine güvendiğim bir veteriner adayının entrysi vardı UHT süt üzerine. Altında Mehmet Günata Bey bir yorum yazmış ve UHT süt ile ilgili besin kayıplarının yüksekliğinden özellikle a.a olarak kısalttığı amino asitlerin yani proteinlerin yapı taşlarının azaldığından bahsetmiş. UHT'nin normal olmadığını düşünüyor kendisi çünkü yorumunu "Bence normal süt içilmeli" diye bitirmiş.

Bence de normal süt içilmeli ama normal sütten kastımız farklı tabi Mehmet Bey ile:)

Benim için normal süt ya da nasıl diyeyim olması gereken, tüketilebilecek süt besin öğesi ile gıda güvenliği dengesini yakalamış bir süttür. Bu çoğunlukla pastörize ve UHT süt anlamına gelir benim için.

Çiğ süt (ki sanırım Mehmet Bey normal süt derken çiğ sütü kastediyordu) eğer sağlıklı bir hayvandan uygun hijyenik koşullarda sağıldıysa en fazla bir gün bozulmayacak bir besin maddesi. Süt işleyen firmalar zamanla yarışırlar çünkü süt çok hassas, bozulmaya çok meyilli bir gıdadır. AB standartlarına göre üst mikroorganizma limiti 100 bin/litre. Bizim Türkiye değerleri biliyor musunuz kaça çıkıyor? 300 bin/litre. Bu çok yüksek bir sayı farkındasınız değil mi? AB'ye giriş kriterlerimizden biri sütle beraber genel gıda hijyenimizi düzeltmemiz olduğunu biliyor muydunuz? Deli gibi AB projesi yazıp hibeler veriliyor üretimin iyileştirilmesi için. Avrupa'lı birliğe girdiğimizde ve hatta öncesinde ihraç edeceğimiz gıdaların güvenli olmasını istiyor da ondan. Bu arada Avrupa'ya süt ihracatına yeniden başlayabilmemize çok sevindim. Güzel gelişme.

Her sütteki besin kayıplarından bahsedene güvenli süt muhabbeti yapmaktan ben bıkmadım çünkü benim işim esasında biraz risk analizidir. Beni kısa sürede hasta edecek ve hatta ölümüme sebep olacak besin değerleri çok çok az kaybolmuş çiğ süt mü içeyim yoksa yoksa beni akut bir hastalığa sürüklemeyecek, bedenimin ihtiyaç duyduğu besin değerlerini bana verecek pastörize ya da UHT (artık hangisine ulaşabiliyorsam) süt mü tüketeyim? Ben risk açısından ikincisini tercih ederim.

Mehmet Bey suda çözünen vitamin kayıplarının UHT'de %80'lere vardığını belirtmiş. Kaynak belirtmemiş. Bilgi yanlış ve oran düşük. Oran %90'dır ama UHT için değil sterilize süt için geçerlidir. Sterilize süt 115°C'de 30 dakika kaynatılmış süttür. Eski bir teknoloji. Ama evlerde bu sistem devam ediyor. Yani bizim evde kaynattığımız sıcaklıktan biraz daha yüksek bir sıcaklık ve süreden bahsediyoruz. Çiğ alıp uzun süre kaynattığınız ve uzun sürede soğuttuğunuz süt emin olun marketten aldığınız pastörize ve hatta UHT sütten çok çok daha az besin maddesi içeriyor.

Üniversitede süt teknolojisi bizim en çok profesöre sahip olduğumuz dolayısıyla en en çok zorlandığımız derslerden biriydi. Ben süt alanında hiç çalışmadım ama taa kaç sene öncesinden aldığım süt kitaplarım her zaman başucumda olmuştur. Bu vesileyle özellikle Mustafa Hoca'larımı da sevgiyle anıyorum. Süt kitaplarından sadece süte ait olanın ilgili sayfalarını ve kapağını buraya ekliyorum. Esasında buraya alıntılamak gerekirdi ama gerçekten vaktim yok, bir saate arabam kalkacak.

Soruyu soran ve benim de eski bilgilerimi hatırlayıp araştırmama sebep olan Mehmet Bey bir tıp öğrencisi ve http://www.mgunata.com/ adresi kendi sitesi. Siteyi çok inceleyemedim ama bilgiler doğru gibi gözüküyor. Umarım kendisinin sorusunu yanıtlayabilmişimdir. 

Geçen Alternatif Anne'de yayınlanan podcastte de süt konusunu konuşmuştuk. Bir yorum gelmiş Çin'de 1985'de pastörize sütten zehirlenen binlerce insan olduğu ile ilgili. Onlar pastörize sütten değil çiğ sütten daha doğrusu pastörize edildiği sanılan çiğ sütten zehirlenmişler yorumu yazanın haberi yok:)) Yanlış ya da eksik ısıl işlem sadece sütte değil tüm ısıl işlem gören gıdalar (konserveler, dondurulmuş ürünler vb) büyük çok büyük sorun yaratır. Mikroorganizmalar bizim gibi gelişim halindedir. Bizim ataklarımıza kontra atak geliştirip hayatta kalmaya çalışırlar. Şükür biz daha akıllıyız da biz hayatta kalıyoruz. Tabi çiğ süt tüketenlerin bruselladan ölme ihtimali var onu unutmamak lazım:))

Saat sabahın 6'sı ve ben daha ütü yapıp bavulu tamamen toplayacağım. Şans dile bana güzelim, güzel geçsin Bursa fuarımız, iyi hikayelerle döneyim.

Günaydın!!!

Sayfa 529daki tablo

Sayfa 529un tamamı

Sayfa 530

Başucunda yıpranmış bir kitap :)

21 Ocak 2013 Pazartesi

Ortaya karışık : McDonalds, çiğ krema ve çiğ süt

Kafamda ne varsa yazayım sonra unutuyorum tavsıyor :

- McDonalds abimiz kepekli hamburger yapmış. Çok oldu tabi ben ama ancak tattım. Bir Big Mac kesinlikle değil. Daha kötüsü Big Mac'den daha kalorili. İçinde mayonez filan var tabi. Ben firmanın yalancısıyım. Tepsilere koydukları kağıtların arkasında besin bilgileri var ya ordan baktım. Menüde salata var. Diş takırdatacak kadar soğuk olsa da tadı fena değil. Yanına zeytinyağı-limon sosu veriyolar 30 ml. Ben sadece yarısını koydum yetti. Salata sossuz 27 kalori. Kalori cetvelinde sosun kalorisi yok ama yarısı zeytinyağı ise 150 kalori civarıdır. Kısacası kalori açısından değil biraz daha sağlıklı, daha fazla lif içeren bişi yiyim derseniz bir alternatif. McDonalds'da kalorisi düşük yiyebileceğiniz tek şey salata. Ha bi de su var tabi:)))

- Bebişimin sindirim sistemi karıştı şu iki günde. Doktoru illa gıda olmayabilir dedi ama içimden bir ses benim ölsem yedirtmeyeceğim bilgim haricinde yediği dandirik bir pastadan diyor. 3 yaşına kadar gıda zehirlenmesi nedir bilmedi, buna da şükür ne diyim. Ben ancak bu kadar koruyabildim:(

- Firma sitesi de olsa mikrobiyoloji.org etiktir ve güzel bilgiler gönderir her hafta. Bu seferki tüketicilerle de paylaşılabilecek cinsten. Virgülüne dokunmadım :

"Hemen yılbaşında ABD'de çiğ sütten yapılmış peynir tüketimine bağlı olarak hastalanmalar görüldü ama ciddi bir salgın haline gelmedi. Çiğ süt satışı, ABD'de bazı eyaletlerde serbest iken, bazı eyaletlerde yasaktır. Çiftliğe giden ziyaretçiler çiğ süt alabilir ama marketlerde satılamaz. Çiğ sütten yapılan peynirlerin ise en az 60 gün süre ile olgunlaştırılma zorunluluğu vardır. Benzer kurallar AB ülkeleri için de geçerlidir.

Çiğ süt ya da çiğ sütten yapılmış süt ürünleri tüketildiğinde mutlaka hasta olunacak diye bir kural yoktur. Aynı kural çiğ et için de geçerlidir. Çiğ et ile yapılan çiğ köfte özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde halen sevilerek tüketilmektedir.

Bu gibi ürünlerde sadece, hastalanma riski çok daha yüksektir. Tehlike ve riskin ne olduğu bilinirse tercih tüketiciye bırakılır. Ancak, bu tehlike ve riskin tüketiciye yetkili kişiler tarafından aktarılması önceliklidir. Televizyonda ve internette çok fazla bilgi kirliliği var. Bilgi kirliliğinden sakınmak gerekli." 



23 Mayıs 2012 Çarşamba

"Çiğ süt - Araba" bağlantısı:)

Bak blogcum ben çiğ süt tüketimine karşıyım, bu konuda da çok söylenecek kelam var. Bi ara detaylıca yazarım ama bir firma tanıtımını okurken aklıma geldi yazıcam : "Güvendiğim bir üreticiden çiğ süt alıp tüketiyorum" söylemi airbagli araba aldık diye emniyet kemeri takmamaya benziyor yahuu...